sinan islekdemir

Amazon Tortoise logo - pixabay license

Hi! My name is Sinan Islekdemir and I am a developer. (Currently living in Helsinki / Finland and working for the Space company called ICEYE ).


yalnizlikimsi

Neresinden baksan yedi şiddetinde bir yalnızlık. İnsanoğlu hep mi yalnız? Bu his gider mi? Tuzu mu eksik biraz? Yalnızlığı yanlış yazamayacak kadar umursuyor insan. Otuzundan sonra yavaşlıyor düşünceler. Hızlanıyor zaman. Otuzbeşinde yolun yarısındayım, diyorsun. Dante'nin Komedya'yı yazmaya başladığı yaşlarda Cahit Sıtkı gibi bırakıp gidiyorsun.

Düşünceler tekrar ediyorlar zihninde. Eskiden kullandığın edat ve bağlaçları artık kullanmıyorsun. Hayatta cümleleri bağlamak için bağlaçlara değil konulara ihtiyacın olduğunu farketmek zaman alıyor. Siktir et.

Yalnızlık Summer Street durağında bekleyen insanlar gibi. Kırmızı kabanlı iki kadın. Bir kadın Beyaz bir ceket giyiyor. Erkeklerin hepsi takım elbiseli. Yüzleri asık. Kimisi otobüs durağına yaslanmış. Hepsinin eli cebinde. Bir öğretmenim, eli cebinde erkeğin ya parası çoktur ya malı demiş, keh keh gülmüştü. Pis herif. O gün bu yavşak espiriye biz de gülmüştük. Büyüyünce tekrar düşünüyorum da, ağzının ortasına vurmak gerekliymiş. Sonradan anlıyor insan.

Durakta herkes yalnız. Herkesin gözü gelecek otobüste. Arkada bir bina yükseliyor. Yalnızlık damarlarımı soğutuyor.

Cahil değilim. Çok konu bilirim. Belki, kültürlü bile sayılırım. Ancak, yok arkadaş, insanlarla konuşamıyorum. Frekansı farklı bir balinayım. Buluşamıyoruz. Herkes Kral TV'ye mesaj atarken ben mesajlarımı CNBCe'ye göndermişim gibi. Kimse oralı olmamış. Kendi küçük burjuvalığımı ilan ediyorum. Herkesten yalnız değilim, biliyorum. Herkes yalnız. Ya da değillerdir? Ya kimse yalnız değilse? Ya bir bensem bu sancıları çeken? Bilmiyorum.

Haplar işe yarıyorlar bazen. Bazı sabahlar çok neşeli oluyorum. Lütfen kimse bana Pazartesi sabahı gelip Pazar öğleden sonrası ne yapacağımızı, nereye gitmemiz gerektiğini söylemesin. Benim bünyem o kadarını kaldırmıyor. Pazar gününe kadar, saatli bombayı bekler gibi kendi kendimi tüketiyorum. Sonra bir bok da olmuyor zaten. Yormayın beni. Lütfen.

Kiminle konuşsam ne yapsam bilmiyorum. Yolumu bulamıyorum. Ben, susmak istiyorum arkadaş. Biri desin ki, susmaya geldim. Gel oturup birlikte sessizliği dinleyelim. Otobüs bekleyelim. Kahve içelim ve duvarları izleyelim. Susalım arkadaş, motorumuz soğusun. Dünya dönsün, ay falan. Bulutlar geçsin, gün devretsin ve oturalım sessizce. Ben yalnızlığımı ancak yalnızlıkta yenebilirim ama yalnızlığımı yenemeyecek kadar kalabalık sesler. Hiçbirini de anlamıyorum. Siktir.


Here is a footer to please visitors' user experiences. - Sinan Islekdemir